858 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Teknoloji Kategorisine Eklenmiş.

Bursa’da, bir özel ortaokuldan iki öğrenci, ipek kozasının kanamayı durdurucu ve ultraviyole ışınları geçirmeyen yapısından hareketle bu maddenin atıklarından yara bandı ve uzay kıyafeti tasarlayıp üretti.

Okulun 7’nci sınıfında öğrenim gören Ahmet Faruk Demirhan ve Ahmet Selim Küçükyalçın hem tasarladıkları ürünlerin patentini almak için müracaatta bulundu hem de Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna (TÜBİTAK) konuyla ilgili bir makale gönderdi.

Demirhan, AA muhabirine, atık kabul edilen kozaları değerlendirmek amacıyla araştırmalar yaptıklarını söyledi.

Önce kozadaki proteinlerin antibakteriyel olup olmadığını araştırdıklarını belirten Demirhan, “Bunun üzerine kozanın zararlı bakteriyi 10 milimetre uzaklaştırdığını, yararlı bakteriye de bir etki yapmadığını fark ettik ve kozaların içinde bulunan proteinlerin antibakteriyel olduğu sonucuna vardık. Kozaların kanamayı durdurucu özelliğini de göz önünde bulundurarak yara bandı yapabileceğimizi düşündük ve yaptık” diye konuştu.

Demirhan, kozanın, içindeki canlıyı korumak için ultraviyole ışınları engelleyici bir özelliği bulunduğunu vurguladı. Bu konuda da bir çalışma yürüttüklerini aktaran Demirhan, “Bir uzay kıyafeti yapabileceğimizi düşündük ve kıyafetin iç kısmına ipek kozaları yapıştırarak ultraviyoleyi engelledik” ifadesini kullandı.

Kozalı nükleer santral çalışanı ve radyolog kıyafeti

Projenin danışman öğretmeni Münire Kaya da Bursa’da ipekçiliğin yaygın olduğunu hatırlattı.

İpek kozalarının delindikten sonra sadece el sanatları ile kırpılarak yastık ve yorgan yapımında kullanıldığı bilgisini veren Kaya, şunları kaydetti:

“Böyle değerli bir maddenin başka alanlarda değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini düşündük. Kozanın içeriğini araştırdığımızda, kaynatıldığı zaman açığa çıkan serisin ve fibroin proteinlerinin varlığını ve bunların antibakteriyel ve aynı zamanda kanamayı durdurucu özelliğe sahip olduğunu fark ettik. ‘Acaba sağlık alanında değerlendirebilir miyiz?’ diye yola çıkıp yara bantları tasarladık. ‘Çocuklar elleri kanadığında mutlu olsun’ diye kelebek tasarımıyla yaptık. Kesilen yere denk gelecek iç kısmına da atık kozalardan parçalar yerleştirdik. Islandığı zaman daha aktif etki gösteriyor.

İpek kozaları, ultraviyole ışınlara karşı bir zırh görevi görüyor. Bu özellikten yola çıkarak ultraviyole ışınlara maruz kalan çalışma alanları için kıyafet tasarladık. Astronot kıyafetlerinde hem ısı yalıtımı hem de radyasyonu emici olarak kullanılabilir. Nükleer santral de Türkiye’nin gündeminde. Bir nükleer santral çalışanı da böyle ışınlara maruz kalacağı için onların kıyafetlerinde yer alabilir. Radyologlar, radyasyon ve ultraviyole ışınlarını süzen çok ağır kıyafetler giyiyor. ‘Bu alanlarda kullanılabilir mi?’ diye çalışmaya başladık ve olabileceği sonucuna ulaştık.”
 

(AA)

890 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Teknoloji Kategorisine Eklenmiş.

ABD’den Harvard Üniversitesi ile Bilkent Üniversitesi araştırmacıları, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ilham alarak “böcek robotlar” tasarladı.

Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Onur Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, böcek robot teknolojileri üzerine araştırmalarına ABD’deki Harvard Üniversitesinde başladıklarını ve buradaki bilim insanlarıyla “böcek robot” prototipi geliştirdiklerini belirtti.

Harvard’da geliştirilen böcek robotun daha ileri versiyonunun tasarım ve mekanik çalışmalarına Bilkent Üniversitesi’nde başladıklarını bildiren Özcan, bu çalışmaları için TÜBİTAK’a destek başvurusu yapacaklarını söyledi.

Böcek robotun, 23 tabaka karbon fiber ve polimer film malzemeden yapıldığını, bu tabakaların lazerle işlendikten sonra üst üste eklenip ısı ve basınç yardımıyla bir araya getirildiğini belirten Özcan, şu bilgileri verdi:

“Robotu tasarlarken, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ve doğayla uyumlu fiziksel yapılarından esinlendik. Hamam böceği, 4 bacaklarıyla çok hızlı hareket eder, hatta hızlı koşarken 2 bacaklarının üstüne kalkar. Bilimsel literatürde bu boyutta çok fazla 4 bacaklı robot bulunmuyor. Genelde 6 bacaklı robot yapılıyor. Biz bu robotta, 4 bacakla da dengeyi sağlayarak devrilmesini önledik. Böcek robot, şu anda öne, arkaya ve bir yengeç gibi yana yürüyebiliyor, geriye dönebiliyor.”

Özcan, Bilkent Üniversitesinde tasarım ve mekanik üretim çalışması devam eden böcek robota tırmanma yeteneği verileceğini, bacaklarını daha yükseğe kaldırmasının sağlanacağını bildirdi.

Böceğin boyutlarını daha da küçülteceklerini Özcan, “Robotun en ucuza üretilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu robotların yakında tamamen Türkiye’de üretilip ülkede kullanılmasını sağlamak istiyoruz” dedi.

“Çökmüş binada arama kurtarma yapacaklar”

Robotun bir böcek büyüklüğünde olması sayesinde, insanın ulaşamadığı alanlara erişebileceğini dile getiren Özcan, şöyle konuştu:

“Robot tamamlandığında, boru hattı gibi yerlerde denetleme görevi yapabilecek. Küçük aralıklardan geçebileceği için çökmüş bir binada arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılabilecek. Bir uçağın motorunun bakımının endoskopik cihazlarla yapıldığını biliyoruz. Bu tür bir robot teknolojisi, uçak bakım ve onarımında kullanılabilir. Robotun üstüne değişik sensör ve cihazlar yerleştirerek çok farklı alanlarda kullanımının önü açılabilir.”

(AA)

997 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Teknoloji Kategorisine Eklenmiş.

Roketin taşıdığı Dragon kapsülünün, cuma günü altı astronotun görev yaptığı UUİ’ye varması bekleniyor. 21 Mayıs’a kadar UUİ’de kalması planlanan kapsülde bin 800 kilogram teknik malzeme, yiyecek ve uzaya gönderilen ilk espresso makinesi bulunuyor.