820 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Haber Kategorisine Eklenmiş.

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İletişim Fakültesi tarafından yapılan araştırmada, seçmenlerin büyük bölümünün sosyal medyayı kullandığı ve yaklaşık yüzde 60’ının sosyal medya üzerinden yapılan siyasi paylaşımları beğendiği belirlendi.

İletişim Fakültesi öğretim görevlisi Dr. Mustafa Bostancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada araştırma kapsamında, TÜİK tarafından belirlenen Türkiye’nin 7 bölgesinde, 26 ilde bin 200 seçmenle görüştüğünü söyledi.

Seçmenlerden yüzde 84,4’ünün Facebook kullandığını belirten Bostancı, “Yüzde 77,1’i YouTube, yüzde 60,7’si Twitter ve yüzde 43,2’si ise Instagram kullanıyor. Kullanım oranları seçmenlere ulaşmanın en kısa yolunun sosyal medya olduğunu gösteriyor” dedi.

Bostancı, seçmenlerin sosyal medya üzerinden siyasallaştığını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Seçmenler sosyal medyayı öncelikle evden, sonra mobil cihazlardan takip ediyor. Seçmenlerin yüzde 72’si akıllı telefon, yüzde 30’u ise tablet kullanıyor. Sosyal medyada genellikle 1-3 saat arasında zaman geçiriyorlar. Seçmenler genellikle en sık fotoğraf, ardından yazı ve video paylaşmayı tercih ediyor. Seçmenlerin yüzde 35’i sosyal medya üzerinden siyasi içerik üretiyorlar. Yüzde 58’i sosyal medya üzerinden yapılan siyasi paylaşımları beğeniyor. Yüzde 43’ü ise destekledikleri siyasi partiyi sosyal medyada açıkça ifade ettiklerini belirttiler. Siyasi parti liderlerini sosyal medya üzerinden takip edenlerin oranı ise yüzde 48. Seçmenlerin yüzde 18’i de siyasetçilerle sosyal medya üzerinden diyalog kurduğunu belirtti. Seçmenlerin yüzde 56’sı internet üzerinden oy kullanmayı tercih ediyor. “

Seçmenlerin yüzde 28’inin siyasi tercihlerinin sosyal medya paylaşımlardan etkilendiğini belirten Bostancı, büyük bir çoğunluğunun gündemi belirleyici gücü olduğuna inandığını ifade ederek, “Ayna zamanda sosyal medyada dolaşan siyasi bilginin doğruluğundan şüphe duyuyorlar. Parti üyeliği bulunan seçmenler sosyal medyada daha fazla siyasi davranış sergiliyorlar. Akıllı telefon kullanan seçmenler diğerlerine göre daha fazla siyasi davranışta bulunuyorlar. Erkek seçmenler sosyal medyada siyasi fikirlerin özgürce paylaşılabileceğine kadın seçmenlerden daha fazla inanıyorlar” ifadelerini kullandı.

(AA)

656 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Haber Kategorisine Eklenmiş.

Türkmeneli Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Aydın Beyatlı, Suriye’deki Türkmenlere Türkiye’nin yardım elini uzattığını belirterek, “Bugün Bayırbucak Türkmenleri sesini duyurabiliyorsa, Türkiye’nin arkasında olmasından dolayıdır. Bayırbucak Türkmenlerinin Türkiye dışında destekçisi yoktur” dedi.

Beyatlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Suriye ve Irak’ta yaşayan Türkmenlerin son aylarda büyük zorluklar yaşadığını söyledi.

Ortadoğu’nun en hareketli bu iki ülkesine sık sık ziyaretler yaptığını anlatan Beyatlı, Irak’ta yaşayan Türkmenlerin de son derece zor şartlar altında yaşadığını belirtti.

Terör örgütü DAİŞ’in Musul’u almasının ardından Irak ve Suriye’de dengelerin değiştiğini ifade eden Beyatlı, bölgede her geçen gün mazlum halkların yaşamının zorlaştığını dile getirdi.

Beyatlı, geçen hafta Duhok ve Sincar’a gittiğini, Türkiye’nin bu bölgede yaptığı yardımları yerinde gördüğünü aktardı. Türk Kızılayı ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Irak’ta yardımlarda bulunduğunu belirten Beyatlı, “Bu yardımlar bugüne kadar devam etti. İlk gidişimde Sincar’ın yakınlarında yardım tırlarını ve Türk Kızılayı görevlilerinin ‘kelle koltukta’ bölgeye gittiğini büyük bir sevinçle gördüm” diye konuştu.

– “Bu desteğinde burada kalmaması gerektiğini düşünüyorum”

Irak ve Suriye’de yaşanan gelişmeler karşısında en masum halkın Türkmenler olduğunu dile getiren Beyatlı, şunları kaydetti:

“Suriye’de çok ciddi bir kanama var. Bundan bütün Suriyeliler gibi Türkmenler de çok ciddi etkilendi. Bölgede yaşayan Bayırbucak Türkmenleri zarar gördü ve görüyor. Sıkıntının başladığı ilk günden itibaren diğer muhalif unsurlara yapılan yardımlar gibi oradaki Türkmenlere de Türkiye Cumhuriyeti tarafından yardım yapılmaktadır ancak bugünlerde seçim arifesinde üzülerek seyrediyoruz, bazı konular ortaya atılmaktadır. Suriye ve Irak’taki Türkmenler kullanılmak istenmektedir. Bizim ümidimiz ve isteğimiz, bu Türkmen meselesi seçimden sonra Meclis’te dile getirilsin, neler yapılması gerekiyor, tartışılsın. Bu, devlet politikası olmalı. Seçim için malzeme olmaması gerekir.”

Beyatlı, Irak ve Suriye Türkmenlerinin kader birliği içinde olduğunu belirterek, Suriye’deki Türkmenlerle sürekli görüştüğünü söyledi.

Türkiye’nin Suriye’de iç savaşın çıktığı günden itibaren Bayırbucak Türkmenlerinin yanında yer aldığını belirten Beyatlı, “Bugün Bayırbucak Türkmenleri sesini duyurabiliyorsa, Türkiye’nin arkasında olmasından dolayıdır. Bayırbucak Türkmenlerinin Türkiye dışında destekçisi yoktur. Bu desteğin de burada kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye daha da güçlenmeli, Türkmenlerin uluslararası mahfilde, siyasi ve hukuki zeminde sesini daha gür duyurmalıdır” diye konuştu.

“Türkiye’nin yardımlarının yoğun şekilde devam etmemesi halinde, oradaki Türkmenlerin çok ciddi sıkıntıya gireceği aşikar” diyen Beyatlı, “Türkmenler bir taraftan DAEŞ mezalimiyle karşı karşıya kalırken diğer taraftan da Şii ve bazı Sünni gruplardan baskı görüyor” ifadelerini kullandı.

(AA)

556 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Haber Kategorisine Eklenmiş.

Terör örgütü PKK’nın, 7 Haziran’daki milletvekili genel seçimi öncesinde doğudaki birçok ilde olduğu gibi Ağrı’da da seçmene baskı ve tehdit mektupları göndermesi, tepkiyle karşılandı.

Bölgedeki siyasetçiler, seçmenin özgür iradesinin sandığa yansımasını engellemeye çalışan terör örgütünce vatandaşlara “AKP’ye çalıştığınız söyleniliyor. Bunu netleştirmek için yanımıza gelirseniz iyi olur” ve “Öncelikle selamlarımızı iletiyoruz. Bazı konular üzerine sizinle görüşmemiz gerekiyor. Bilinen yollar üzerinden buraya gelmeniz lazım. Sizi bekliyoruz” şeklinde mektuplar gönderilmesine tepki gösterdi.

AK Parti Erzurum milletvekili adayı Abdurrahim Fırat, terör örgütü PKK’nın Ağrı’da tehdit içerikli mektuplar dağıttığı duyumlarının ve görsellerin kendilerine de ulaştığını belirterek, Erzurum’da da vatandaşın tehdit edildiğini söyledi.

Bu tehditlerle HDP’nin Çözüm Süreci’ne karşı duruşunu sergilediğini ifade eden Fırat, “Bu şiddet ortamına devleti tekrar çekip 1990’lı yıllara dönmek istiyorlar. Kesinlikle Çözüm Süreci’nden yana bir tavır değil. ‘Halkın iradesine saygılı olmak’ şeklinde beyanda bulunuyorlar. O zaman neden halkın iradesinin tezahürü olan sandığa müdahale ediyorlar. İnsanların kendi özgür iradeleriyle istedikleri partiye oy vermeleri demokrasiyi getirir. Baskı ve tehditle insanları korkuttuğunuz zaman o insanın içinde bir nefret oluşturursunuz, zalim olursunuz. Bunun toplumda bir karşılığı olmayacaktır” diye konuştu.

Fırat, Erzurum’un Çat, Köprüköy ve Horasan ilçelerinde de tehdit yönteminin denendiğine işaret ederek, şunları söyledi:

“Kürtleri tek tipleştirip tek parti çatısı altında toplamaya yönelik bir hareket içindeler ancak güney ilçeleri de Erzurum’un diğer ilçeleri gibi her türlü siyasi görüşün olduğu ilçelerdir. Bunların halka saygısı olmadığı için özellikle tehdit ve baskı yöntemini kullanıyorlar. Daha önce ülkemiz askeri ve bürokratik vesayetten çok sıkıntılar çekti. Bunlar da aynı modeli Kürtlere uygulamak ve Kürtler üzerinde bir vesayet oluşturmaya çalışıyorlar ancak halkımızın inancı, iradesi buna ‘dur’ diyecektir. Halk artık barış istiyor, demokrasi istiyor, insan hakları istiyor, huzur ve emniyet istiyor. Bunu sağlayan siyasi parti de AK Parti’dir.”

– “Burada, mesajlı, telefonlu, mektuplu, kurşunlu tehditler alıyoruz”

AK Parti Van Milletvekili ve 25. dönem milletvekili adayı Burhan Kayatürk, kendilerine çeşitli tehditler geldiğine işaret ederek, iki gün önce de seçim otobüslerine saldırıldığına dikkati çekti.

Bulundukları yere doğru taşlar atıldığını belirten Kayatürk, şöyle devam etti:

“Burada, mesajlı, telefonlu, mektuplu, kurşunlu tehditler alıyoruz. Bazı milletvekili adaylarımızın kapısına bırakılmış boş kovanlar bulundu. Dağdan insanların getirerek adaylarımızın kapılarına bırakılan mektuplar var. Bu halkın kendilerine daha fazla oy vermesi için korku salıyorlar, ‘bize oy vermezseniz sizlere zarar veririz’ diyorlar. Bunlar demokrasi mücadelesi içinde olmaması gereken şeylerdir.”

AK Parti Van milletvekili adayı Ömer Çaha, HDP’nin bölgede büyük bir korku, baskı ve tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

Kent merkezinde bunun çok hissedilmediğini ancak köylerde baskının çok daha fazla olduğunu bildiren Çaha, “Sandık başlarında görev yapacak arkadaşlarımızdan tespit edebildiklerini tehdit ederek istifa etmelerini istiyorlar. Köylerdeki vatandaşlara ‘evlerinizi, arabalarınızı yakarız, çocuklarınızı kaçırırız’ diye tehdit ediyorlar. Bunu sadece HDP yandaşları değil, aynı zamanda HDP’nin yöneticileri ve yetkilileri de yapıyor” diye konuştu.

Çaha, “Köylere giderek bize oy vermezseniz sizlere hizmet etmeyiz, yollarınızı yapmayız şeklinde tehditler savurarak baskı altına almaya çalışıyorlar” dedi.

AK Parti Van milletvekili adayı Faruk Alpaslan, evlere tek tek giderek mektup bırakıldığını vurgulayarak, “Aynı zamanda oy kullanılmaması konusunda bazı kesimler de bildiri dağıtıyor. Bu yapılan baskı ve tehditlerin hiçbir demokratik siyasette yeri yoktur” ifadesini kullandı.

Halkın karşılaştığı baskı ve tehditler nedeniyle büyük tedirginlik yaşadıklarına işaret eden Alpaslan, yıllarca baskı ve zulüm gören bölge halkının tekrar zulümle karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi.

Alpaslan, şunları kaydetti:

“Bu da kendisini Kürtlerin tek partisi olarak gösterenlerin aslında halkı sevmediğini gösteriyor. Seçim çalışması için gittiğimiz yerlerde buraya giremezsiniz, burası kurtarılmış bölge gibi söylemlerle karşılaşıyoruz. Bölgedeki insanları baskıdan ve tehditten kurtarmak gerekiyor. İnsanlar yıllarca özgür olabilmek için mücadele verdi ama şu anda daha büyük bir baskı altında yaşıyorlar.”

(AA)

 

916 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Ekonomi, Haber Kategorisine Eklenmiş.

Klasik eşyaları seviyorsunuz fakat bütçeniz almaya müsait değil mi ? istanbul ikinci el eşya sizin bu sorununuzu ortadan kaldırıyor.Bütçenize uygun olarak klasik oturma gruplarını masaları ve daha bir çok klasik ürünü bütçenize uygun bir fiyat haline hatirdik.İstanbulda ikinci el eşya alım satım araştırdığımızda bir çok seçenek çıkıyor önümüze fakat hiçbirinin fiyatı ve kalitesi birbirine uymuyor. Aldığınız ürünün hem güzel hem kalitteli hem de şık olmasını istiyorsunuz. Ama bütçeniz buna izin vermiyor.İstanbul ikinci el eşyada öğrenciler ve tek yaşayanlar için aileler için bir indirim var. Evinize yakışacak 2. el eşyalar sizler için en uygun fiyata düşürüldü.Sizde evinizde böyle güzel klasik oturma gruplarının bulunmasını istiyorsanız bizimle iletişime geçiniz.Sizinde evinizde kullanmaktan sıkılmış olduğunuz ikinci el klasik oturma grubları masalar vb. gibi ürünler varsa bize ulşabilirsiniz.bu sayede evinize daha güzel ve yeni ikinci el eşyalar alabilirsiniz. Evinize yakışacak eşyaları seçmeniz sizin için ne kadar önemliyse bizim içinde size sattığımız ürünlerin kaliteli olması o kadar önemli. İstanbul ikinci el eşyadaki tüm ürünleri güvenilir bir şekilde evlerinize yerleştirebilirsiniz. Hemde en uygun fiyatlara en sağlam ürünleri.Sizler için yaptığımız bu indirimlerden yararlanmak için bize ulaşabilirsiniz.İstanbul 2. el eşya alım satım firması arıyorsanız eğer onu da aramanıza hiç gerek yok çünkü sizlerin elinde olup, satmak istediği tüm 2. el eşyaları da istanbul ikinci el eşya alanlar olarak satın alıyoruz.

610 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Haber Kategorisine Eklenmiş.

İçişleri Bakanı Ala, “Suriye ve Irak’tan gelen vatandaşlara, millet olarak bize düşeni yapıyoruz ama dünyaya da insanlığın vicdanına da çağrıda bulunuyoruz. İnsanlığın vicdanını yaralayan bu zulme dur demek gerekir” dedi.

Çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’a gelen İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı havalimanında Vali Ahmet Altıparmak ile kamu kurum müdürleri karşıladı. Bakan Ala, VIP Salonu’nda, bir gazetecinin, “Tezkere, meclisten geçti. MHP destek verirken, anamuhalefet partisi destek vermedi. Bu konuda değerlendirme alabilir miyiz? Sınırdaki gelişmeler nelerdir?” yönündeki soru üzerine, siyasette tutarlı olmanın çok önemli olduğunu söyledi.

Milletin menfaatlerini dikkate alan bir politika ürettiklerini ifade eden Ala, “Ne yaptığımızı biliyoruz, hangi kararları almamız gerektiğini biliyoruz ve hangi zamanda onları yürürlüğe koyacağımızı da değerlendirip, kararlarını verip, yolumuza devam ediyoruz. Burada bizi sürekli çeşitli konularda eleştiren anamuhalefet partisi, o konulara ilişkin inisiyatif aldığımızda yanımızda durmuyor ve karşımızda oluyor. Bunu siyaseten izah etmek mümkün değil” diye konuştu.

Anamuhalefet partisinin bunu da millete izah edemediğini belirten Ala, şunları kaydetti:

“Her seçimde mağlubiyet yaşıyorlar çünkü milletimiz ferasetiyle neyin doğru neyin yanlış olduğunu görüyor ve buna ilişkin politikalar üretmemizi bizden bekliyor. Orada didişmeyi beklemiyor bizden. Birimizin doğru dediğine, öbürümüzün yanlış demesi bir politika değil. Politika, milletimizin doğru dediğine doğru demektir. Yoksa, milletimizin doğru dediğine AK Parti doğru diyor ama AK Parti’nin doğru dediğine ben yanlış diyeyim politikası artık çok gerilerde kaldı. Bu, o yapıyı da bitiren politikadır. Millete, memlekete faydası olmayan bir politikadır. Onu yapan ve yürüten partiye de faydası olmayan bir politikadır. Onun için onu da defalarca test ettiler. Her sandıktan seçim sonuçlarına baktığımızda yenilgiyle çıkmalarının ana nedeni budur.”

“MUHALEFETİ DE ÇOK ÖNEMSİYORUZ”

Ala, “Peki neden biz muhalefetle de neden bu kadar ilgileniyoruz? Yani yanımızda olsunlar, doğru işi beraber yapalımı neden çok vurguluyor ve söylüyoruz? Çünkü muhalefet de siyasetin bütününe dahildir. Bugün Türkiye’de yapıcı bir anamuhalefet olsa biz bu Anayasa ile bu anayasal düzenle yolumuza devam etmeyiz. Türkiye’ye yakışan, gelişmiş demokrasilerde olduğu gibi içeriğe sahip olan bir anayasa yaparız, sivil bir anayasa ve bununla yolumuza devam ederiz” diye konuştu.

Sivil anayasayla yola çok hızlı devam edebileceklerini söyleyen Ala, “O potansiyeli üretime, ticarete dönüştürecek, ihracata dönüştürecek ki Allah’a şükür 160 milyar dolara dayandı ama 500 milyar dolar hedefimiz var. Bunlara biz nasıl varacağız? Bunlara Türkiye’de milletimizle 77 milyonla varacağız. İktidarıyla muhalefetiyle doğru şeylerin yanında olarak varacağız. Onun için muhalefeti de çok önemsiyoruz. Keşke anamuhalefet partisi, o doğruların yanında olsun” dedi.

SINIRDAKİ GELİŞMELER

“HDP de burada tezkereye hayır oyu verdi. Oysa kendi eleştirdikleri konular vardı. Bunlar tutarsız politikalardır” diyen Ala, “Sınırda da bizim bir politikamız var. Orada biz bir Osmanlı sonrası devletiz. Biz büyük devlet gibi düşünmek zorundayız, büyük devletiz. Büyük devlet olmak zorundayız. Büyük devlet olmadığımızı düşünenlere söylüyorum bunu. Biz küçük topluluklar gibi davranamayız” diye konuştu.

Balkanlarda bir problem olduğu zaman insanların yüzünün Türkiye’ye döndüğüne belirten Ala, şöyle konuştu:

“Orta Asya’da bir problem olduğunda, Kafkaslar’da olduğunda buraya döner, Orta Doğu’da olduğunda buraya döner ve haklıdırlar. O taraflarda, Irak ve Suriye’deki bu karmaşa ve iç savaş, gerçekten bizi yaralamaktadır. Başından beri Türkiye olarak bunun, bu noktaya gelmemesi için uluslararası platformlarda, Birleşmiş Milletler nezdinde, uluslararası ikili görüşmelerde sürekli bu sorunları dile getirdik. Bu karmaşanın, otorite boşluğunun böyle sonuçlar doğurabileceğini hep söyledik. Maalesef gerekli inisiyatifler alınmadı zamanında. Şimdi de bu sorunla karşılaştık. Bizim üzerimize düşen neyse onu yapıyoruz şu anda.”

“BU ZULME DUR DEMEK GEREKİR”

Sınır ötesindeki çatışmaların durdurulması için bir an önce oranın bir düzene kavuşması için hem Birleşmiş Milletler nezdinde hem uluslararası kuruluşlar nezdinde hem de görüştükleri ülkelerle yaptıkları girişimlerde ellerinden geleni yaptıklarının altını çizen Ala, şöyle devam etti:

“Türkiye olarak da bize gelen 1,5 milyonu aşkın, Suriye ve Irak’tan gelen vatandaşlara, bizim için misafir olan bu kardeşlerimize biz de millet olarak, devlet olarak, memleket olarak bize düşeni yapıyoruz ama dünyaya da insanlığın vicdanına da çağrıda bulunuyoruz. İnsanlığın vicdanını yaralayan bu zulme dur demek gerekir. Tarih, zulme dur demeyen ülkeleri de bu ayıplarıyla yazacaktır, bu ayıplarıyla yad edecektir. Hem Ürdün’de hem Lübnan’da hem Türkiye’de çok sayıda bu Suriye’den, Irak’tan göç eden misafirler var. Hiçbir ülkeden de doğru dürüst ciddi yardım gelmemektedir. Bir, iki ülkeden küçük yardımlar dışında gelmemektedir. Bu da insanlığın bir ayıbıdır. Bizim için de Türkiye’de insanlığın vicdanıdır ve o insanlığın vicdanını yerine getirmektedir.”

AA

563 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Haber Kategorisine Eklenmiş.

Türkiye ve dünyanın birçok ülkesine göre ileri saat uygulaması bulunan Avustralya’da Kurban Bayram erken başladı.

Avustralyalı Müslümanlar, ileri saat uygulamasından dolayı dünyada bayrama ilk giren ülkelerin başında gelen ülkede sabahın erken saatlerinde itibaren camileri doldurdu.

Türkiye’ye göre bayrama 7 saat önce giren Avustralya, Avrupa ülkelerine göre ise yaklaşık 9 saat ileride bulunuyor. Avustralyalı Türklerin yoğun yaşadığı Broadmeadows semtinde Türklere ait Broadmeadows camisini ve avluyu dolduran Müslümanlar bayram namazı öncesi cami imamı Hasan Akdağoğlu tarafından verilen bayram vaazını dinledi.

Akdağoğlu, bayramların küskün ve dargınların barışmalarına bir vesile olduğunu belirterek, küskünlerin barışmasını istedi.

Cemaate birlik olmayı, Müslümanlar arasında sevgiyi tavsiye eden fakat hasetçilikten uzak durulması gerektiğini vurgulayan Akdağoğlu, Müslümanlar için bir başka önemli konun ana baba hakları olduğunu hatırlattı.

Bayram namazı kılınıp hutbe okunması ile Kurban Bayramı başladı.

KAZAKİSTAN

Kazakistan’ın başkenti Astana’da, Kurban Bayramı kutlanmaya başlandı.

Orta Asya’nın en büyük camilerinden Hazret Sultan Camisi, yerel saatle 05.30’dan itibaren dolmaya başladı. 10 bin kişinin aynı anda ibadet edebildiği caminin etrafında bayram namazı öncesi güvenlik önlemleri alındı ve gelenler tek tek aranarak içeri alındı.

Saat 08:00’de kılınmaya başlanan bayram namazında cami tamamen dolarken, çok sayıda kadın mümin de ibadetini ifa etti.

Yaklaşık 17 milyon nüfusa sahip Kazakistan’da, 11 milyon Müslüman yaşıyor. Müslümanların yüzde 65’ini Kazaklar oluştururken onları Özbek, Uygur, Tatar, Kırgız, Başkırd, Tacik, Azeri, Çeçen ve İnguşlar izliyor.

DUBAİ

Dubai’de Kurban Bayramı, açık alanlarda kılınan bayram namazıyla kutlanmaya başlandı.

Dubai’de yaşayan farklı milletlerden Müslümanlar, büyük camilerin yanısıra sadece bayram namazlarında kullanılan Musalla El-İyd adı verilen açık alanlarda bayram namazlarını kıldı. Deira’daki Baraha Bayram Namazı Alanı’nda toplanan yüzlerce kişi kıldıkları namazın ardından birbirleriyle bayramlaştı.

Kum alanlarda toplanmaya başlayan cemaat için bazı yollar kapatıldı. Bayram namazının ardından hutbeyi dinleyen Müslümanların arasında kadın ve çocukların da olması dikkati çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin ticaret ve turizmle meşhur Dubai Emirliği’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon Müslüman’ın çoğunluğunu Arap, Hindistan, Pakistan ve Bangladeşliler oluşturuyor.

ENDONEZYA

Endonezya’nın Surakarta kentindeki Müslümanlar, sabah erken saatlerde camileri doldurarak, Kurban Bayramı namazını kıldı.

KIRGIZİSTAN

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yağmura rağmen erken saatlerde başbakanlık binasının önündeki meydanında toplanan Müslümanlar, Kurban Bayramı namazını yağmur altına kıldı.

Müftü Yardımcısı Ravşanbek Eratov’un verdiği vaazın ardından bayram namazı kılındı.

Bayram namazına bazı milletvekilleriyle katılan Meclis Başkanı Asılbek Ceenbekov, Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev ve milletvekilleri adına vatandaşların bayramını kutladı. Başbakanlık, belediye ve yabancı misyon din ataşelerinin konuşmaları, yağmurdan dolayı iptal edildi.

Bayram namazının kılınmasının ardından Kur’an-ı Kerim okundu. Duaların ardından vatandaşlar, din görevlileriyle bayramlaşmak için uzun kuyruklar oluşturdu.

Bişkek’te yağmur nedeniyle birçok açık kesim yerlerinde kurban kesme işlemleri öğleden sonraya ertelendi.

BAYRAMIN İLK GÜNÜ İÇİN 3 AYRI TARİH

Astronomik hesaplar ve İslam hukuku kurumlarının kararlarında oluşan ihtilaf nedeniyle bu yıl Kurban Bayramı’nın ilk günü için dünyanın farklı ülkelerinde 3 ayrı tarih belirlendi.

Türkiye ve Suudi Arabistan’ın da aralarında bulunduğu pek çok ülkede Kurban Bayramı’nın başlangıç tarihi 4 Ekim Cumartesi olarak kabul edilirken, Irak ve Lübnanlı Şiiler, İran, Moritanya, Fas, Malezya gibi bazı ülkeler 5 Ekim Pazar, Pakistan ile Hindistan ise 6 Ekim Pazartesi günü bayramı kutlamaya başlayacak. 

Toplam 42 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »