828 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Kültür Sanat Kategorisine Eklenmiş.

Yeşilliğe önem verildiği ve çok sayıda parkların bulunduğu Seul‘de ağaçların vitamin ihtiyacını karşılanması adına bazı sivil toplum örgütleri harekete geçti. Özellikle gökdelenlerin bol olduğu Jongro semtinde söz konusu sivil toplum örgütleri, bir çok ağaca içinde vitamin bulunan serumlar taktı. Yoldan geçenler ise, ağaçlarda vitamin serumlarının takılı olmasını ilginç karşıladı.

Kaynak: CİHAN

885 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Kadın Kategorisine Eklenmiş.

Özellikle gebelik boyunca dinlenme fırsatı olmayan ve çok çalışan anne adaylarında ortaya çıkma riski yüksek görülüyor.

Central Hospital’dan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Başak Sel, gebelik zehirlenmesi ile ilgili bilinmesi gerekenleri anne adaylarına şöyle açıklıyor:

Gebelik zehirlenmesi (preeklampsi), sadece gebeliğe bağlı ortaya çıkan, doğumdan kısa bir süre sonra düzelen ve nedeni tam olarak bilinemeyen bir hastalık.

İdrarda protein kaybı ile başlayan gebelik zehirlenmesi, normalde damarların içinde bulunması gereken sıvının, damar dışına çıkmasıyla, eller ve bacakların şişmesine yol açar. Devamında anne adayının tansiyon seviyesi zamanla yükselmeye başlar. Bu durumda gebelikte en sık rastlanılan problem olan hipertansiyon da görülebilir. Hipertansiyon tüm gebeliklerin yüzde 12-15’inde görülür ve bunun da yaklaşık yüzde 70’indeki neden preeklampsidir.

Çok çalışan anne adayları risk grubu

Gebelik zehirlenmesi, 18 yaş altı ve 30 yaş üzerindeki gebeliklerde, ikiz gebelikler gibi çoğul gebeliklerde, bebeğin suyunun fazla olduğu durumlarda, kan şekeri yüksekliği olan şeker hastalığı ve kronik yüksek tansiyon sorunu olan gebelerde daha sık ortaya çıkar. Özellikle gebeliği boyunca dinlenme fırsatı olmayan ve çok çalışan anne adaylarında da ortaya çıkma riski yüksektir.

Tedavide erken tanı önemli

Preeklampside önemli olan tanının erkenden konması ve sınıflandırmanın doğru yapılmasıdır. Gebelik zehirlenmesi, erken dönemde fark edildiğinde tedavisi mümkün olan, geç dönemde ise anne adayının ve/veya bebeğin hayatını kaybetmesine neden olan ciddi bir hastalıktır. Doğru sınıflandırma ile idrarda protein kaybının miktarına ve annenin tansiyon ölçümlerine dayanarak hafif, orta ve ağır preeklampsi ayrımı yapılır.

Hipertansiyon ya da albüminüri (idrarda normalden fazla protein kaybı ) preeklampsi tanısını koymak için yeterlidir. Gebelik esnasında tansiyonun 140/90mm Hg (civa) ya da üzerinde olması ve en az dört saat aralıkla yapılan ikinci ölçümde ve sonraki ölçümlerde yüksekliğin devam etmesi durumunda tansiyon yüksekliğinden bahsedilir.

Preeklampsinin belirtileri; ani ortaya çıkan kilo artışı, yüzüklerin parmağa dar gelmesi, yüzde şişme, halsizlik, bilinç bulanıklığı, unutkanlık, uykuya eğilim, bebek hareketlerinin azalması, karın ağrısı, gözlerde sinek uçuşması hissi, ani görme bozuklukları, az görme ya da ani görememe, karaciğer bölgesinde ağrı, ani başlayan bulantı ve kusma, göz aklarında veya vücutta sararma ve az idrar yapmadır.

Ender durumlarda ve özellikle de gebelik muayenelerine hiç gitmemiş anne adaylarında preeklampsinin ilk belirtisi eklampsi (gebelik zehirlenmesi nöbeti/krizi) olabilir. Bilinç kaybı ve konvulziyon (vücutta sara benzeri kasılmalar) ile başvuran bir anne adayında tanı çok yüksek ihtimalle ağır preeklampsidir.

Anne-bebek ölümlerini engellemek için olgular takip edilmeli

Preeklampsinin erken başlaması ve uzun sürmesi bebeğe giden besin maddelerinin azalmasına ve intrauterin (rahimiçi) gelişme geriliği (İUGG) oluşmasına yol açabilir. Bebeğe giden oksijen azlığı bebekte sıkıntı oluşmasına neden olabilir. Ani ortaya çıkan fetal distres (bebekte sıkıntı hali), ablatio placenta (plasentanın erken ayrılması) ve gelişme geriliği bebeğin rahim içinde ölmesine ya da doğduktan sonra ciddi bir sorunla karşılaşmasına sebep olabilir.

Preeklampsinin şiddeti arttıkça, annenin karaciğer, böbrek, beyin gibi organları da etkilenir. Gebelik zehirlenmesinde, hafif bilinç bulanıklığından, beyin ödemi (beyin dokusunda sıvı toplanması), koma ve ölüme kadar gidebilen değişik şiddette durumlar ortaya çıkabilir.

Bu aşamalara gelinmemesi ve anne-bebek ölümlerinin engellenebilmesi için hafif preeklampsi olgularının yakın izlenmesi, orta ve ağır olguların hastane şartlarında izlenerek mümkün olan en kısa zaman diliminde bebeğin doğurtulması önemlidir.

944 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Kadın Kategorisine Eklenmiş.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şükrü Alan, rahat bir menepoz dönemi geçirebilmek için öncelikli olarak sağlıklı beslenmenin ilk sırada yer aldığını dikkat çekti.

Yumurtalıklardan salgılanan kadınlık hormonunun tükenmesi ile başlayanmenopozun; kadınlarda ateş basması, terleme, uykusuzluk ve sinirlilik gibi sorunların yaşanmasına neden olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şükrü Alan, en belirgin özelliği adetin tamamen kesilmesi olan menopozun, kadın ömrünün yaklaşık 25 yılını etkilediğini öne sürdü.

Sağlıklı yaşam için beslenme önemli

Menopoz döneminde sağlık açısından dikkat edilmesi gereken noktaları açıklayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şükrü Alan, “Sağlıklı bir yaşam için beslenmenin önemi tartışmasız büyüktür. Menepoz dönemi de rahat yaşamak ve hastalıklardan korunarak geçirebilmek için sağlıklı beslenmeyi ön plana çıkarmak gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli koşul; sebze ve meyve ağırlıklı beslenmektir.

Aynı zamanda bu dönemde görülebilecek kolesterol yükselmesi gibi sorunlardan korunabilmek için de kırmızı et yerine beyaz eti tercih etmek gerekir. Kemik erimesine karşı süt ve süt ürünlerinin tüketimine ağırlık verilmelidir. Kan şekeri düzeyi de sağlıklı bir menepoz için önemlidir. Kan şekerini yükseltmeyen kompleks karbonhidratlar seçilmelidir. Beslenmede fazla sodyum almak hem bu dönemde oluşabilecek kalp damar hastalıkları riskini artırır hem de idrarla kalsiyum kayıplarını artırarak osteoropoza zemin hazırlar. Bu nedenle yiyeceklerdeki tuz miktarı azaltılmalıdır” dedi.

Bitkisel çaylar tüketilmeli

Menopoz döneminde çay, kahve ve gazlı içeceklerden uzak durulmalı. Çay, kahve, kola, çikolata, kakao gibi kafein içeren yiyecek ve içecekler yerine bitkisel çaylar tercih edilmelidir. Menopoz döneminde görülen uykusuzluk, sıcak basması ve osteoporoz için de kafein tüketimini azaltmak gerekir. Diğer bir önemli husus ise sigarayı bırakmak gerekir. Sigarayı bırakarak kalp damar hastalığı, kanser, inme ve birçok hastalık riskinin büyük ölçüde azalacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle sigarayı bırakarak daha sağlıklı bir yaşam için adım atılmalıdır” diye konuştu.

Menopoz döneminde kilo alma ihtimali de var

Menepoz dönemi ile birlikte kilo alımının da söz konusu olacağını işaret eden Alan, “Sağlıklı beslenerek ve spor yaparak kilo probleminden kurtulabilirsiniz. Menopoz döneminde kilo alma ihtimali de vardır. Kilo vermek için aç kalmak yerine, günde üç öğün yiyip ara öğünlerde de meyve ve tok tutucu hafif gıdalar tüketilmelidir. Ayrıca her kadın 20’li yaşlarından itibaren düzenli olarak bazı kontrolleri yaptırmalıdır. Menepoz ile birlikte bu kontrolerin sıklığı arttırılmalı, yıllık mamografi, jinekolojik muayene ve tetkiklerin doktora danışılarak planlanması gerekir” diyerek sözlerini tamamladı.